DOÇENT DR. ECE CEYLAN BABA İLE COVID-19 SONRASI TASARIM YAKLAŞIMLARI ONLINE EĞİTİMİ

Yeditepe Üniversitesi Mimarlık Bölüm Başkanı Doçent Dr. Ece Ceylan BABA’nın anlatımı ile “Covid-19 Sonrası Tasarim Yaklaşımları” Eğitimi 8 Temmuz 2020 tarihinde saat 10:00’da Zoom-Webinar uygulaması üzerinden online olarak, 55 kişinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir.

Toplantıya katılanlar, aşağıdaki konularda bilgi sahibi olma imkanına kavuşmuşlardır:

Tasarım dinamiktir ve değişkendir, ihtiyaca göre yeniden şekillenir. Tasarım ve tasarımcı ürünün fonksiyonel kulanımında, esteğinde ve gelişiminde önemli rol oynar.

COVID-19 artık hayatımızın bir parçası. İzolasyon hayatlarımıza daha çok girdi. İzolasyon, kitlesel yaşam biçiminin bitişi ve bireysel davranış biçimlerinin yaygınlaşması manasına geliyor. Karantina döneminin ardından yavaş yavaş hayatın akışına dönmeye çalışılan yeni dönemde tasarımcılar tarafından, bireysel kullanım ve mekân tasarımı anlamında yeni çözümler geliştirilmeye başladı. Aralarında şapka, maske önerilerinin fazlaca yer aldığını geliştirilen bu ürünlerin çoğu hijyen ve sosyal mesafeyi hedef alıyor. Bu yeni tasarımların bazıları işlev ve kullanım anlamında bir hayli iyi çözümler sunarken, bazıları biraz zorlayıcı ve spekülatif bir yaklaşım ortaya koyuyor.

Mimarlık kuramcılarının mimari geleceğe ilişkin öngörüleri nelerdir? 21. Yüzyıl insana değil teknolojiye ağırlık veriyor. Kırsalın terk edildiği ve kentlerin kalabalıklaştığı 20. Yüzyıl döneminin sonucu olarak 21. yüzyılda kırsal özlemi arttı. Bireyci yaşamda ev mimarisinde değişimler gerçekleşti.  Büyük geniş yapılardan minimal yapılanma eğilimi mevcut. Mekân bağımsız çalışma ve yaşama Covid-19’un mimaride ve tasarımda getirdiği yeni değişimler. Herkes tasarıma ilgi duymaya başladı. Ürünlerin kişileştirilmesi önem arz etmeye başladı. Balkonu olan ve müstakil konutlara olan talep arttı. Mekanların kullanım konseptleri, kolay dönüştürebilme üzerine yoğunlaştı. Binaların hastaneye dönüştürülmesi. Tabelalar değişti. Ofis yerleşimleri, ofis mobilyaları, çevik çalışma modellerine uygun olarak dizayn edilmeye başlandı. Mekânsal ayrımlar daha belirgin hale geldi. Evin salonu 20. Yüzyılda misafire ait bir alanken şu anda ana yaşam alanı oldu. Havalandırma ve aydınlatma kavramları daha önemli olmaya başladı. Tasarımda hijyen şartların da değerlendirilmesi gerekir. Yapay zeka ve akıllı kentler ve ürünler tabanlı tasarımlar ön plana çıkmaya başladı. Tasarımlarda minimum alanlardan maksimum çözümler sağlamaya çalışılıyor. Zaman ve mekân bağımsız olarak çalışabiliyoruz. Evden çalışanları hedefine alan sektör, fonksiyonel mobilyalara yöneldi ve yatağa dönüşen masa, dolaplı yatak ve USB girişli masa gibi ürünlerin üretimine başlandı. Evler bu sistemle birlikte daha rahat ve konforlu bir yaşam alanına dönüşecekler.
Pandemi sürecinde hepimiz evden çalışma sürecini deneyimledik. Bu izolasyon sürecinde aslında online eğitimler ve toplantılar ile evlerimizi dış dünyaya açmış olduk. Covid-19 ile isteyerek veya istemeden, planlayarak veya planlamadan birçok değişikliği hayata geçirmemize sebep oldu. İnsanoğlunun en önemli yeteneklerinden biri adaptasyondur.

Daha az seyahat ediyoruz ancak daha az seyahat ile işlerimizi yürütmeyi öğrendik. Covid-19 ile havanın artık daha temiz olduğunu gözlemledik ve doğaya muhtaç olduğumuzu idrak ettik.

Covid-19 sonrası tasarım alanında olası değişimler nelerdir? Mekân-bağımsız yaşam nedir? Sosyal alanlarda eskisi gibi var olmak mümkün olmayabilir. Arı-tasarımlar, yani süsten arınmış fonksiyonelliği artmış tasarımlara dönüş gerekli olacaktır. Dönüştürülebilir-esnek tasarımlara ağırlık verilebilir. Minimum temas özelliği için belli sensorların kullanıldığı tasarımların tasarım girdisi olarak gündemimize girecektir. Çeviklik (agile) ön plana çıkacaktır. Acele karar verme değil ancak hızlı karar verip uygulama özelliği piyasada bizi ön plana çıkaracaktır. Doğal ışık-sosyal mesafe ve temiz hava öncelik haline gelecek. Yeniden kullanım (re-use) ve çevre dostu malzemeler insanların tercih sebebi olacaktır. Paylaşımlı mekanlar ve hibrit çalışma mekanlarına talep önümüzdeki yıllarda artacaktır. İnsanların ev ve ofislerindeki mobilyalarının fonksiyonlarını ve konforunu, sağlıklı yaşamayı daha fazla sorguladığı ve farkına vardığı tasarım eğilimleri mevcut. Arı, sağlığa, konfora uygun, fonksiyonel tasarımlar ön plana çıkmaya başladı. Daha az köşeli, az leke tutan, dönüştürülebilir, esnek tasarımlar daha önemli hale gelecek. Dokunmadan, minimum temasla çalışma anlayışına uygun mobilya modelleri avantajlı olacak. Tasarımda ve üretimde çevik ve hızlı karar vermek avantaj sağlayacak.

Ancak en önemli konu şu ki, veri, önümüzdeki dönemin en önemli unsuru haline gelecektir.

‘Islak hacim’in (lavabo, banyo, temizlik alanı) evin girişinde en önemli alan olması bekleniyor. Yeni konut tasarımlarında ise basınçlandırılmış mekanlar öneren bir görüş ve ultraviyole ışıklarla virüs tespiti üzerine yoğunlaşan bir sağlık görüşü mevcut. Mobilya konusunda ise anti-bakteriyel yüzeylerin kullanılması tercih edilebilir. Yatay mimari konusunda geç kalındı. O yüzden yaşam alanlarını daha konforlu hale getirilmeli. 

Anlatım sonrasında Yeditepe Üniversitesi Mimarlık Bölüm Başkanı Doçent Dr. Ece Ceylan BABA, katılımcıların sorularını yanıtlamıştır.

 

tasarim.jpg